inilti

18 Ekim 2013

|


Hayatimda okudugum en guzel siir kitabi ve en azindan Turkiye’de gerceklesmis en degerli proje.

Bu kitabin sairleri, 60’li yillarda Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesinde kalan “hasta”lar. Kitabi da bu kadar degerli kilan tam da bu. Proje sahibi ve derlemeyi yapan Bedia Tuncer, her ne kadar karakterine ve hayatina dair bir fikrim olmasa da buyuk hayranligimi kazandi diyebilirim.

Hastalarin, siirle kendilerini ifade etme firsati bulmalari ve siirin boyle bir yolda aslinda ne kadar verimli olabilecegi, kitaptan elde edebilecegimiz yargilardan belki de en onemsizleri. Insanin deli olarak tanimlanmasinin, onlarin hasta olarak bu dort duvar arasina sıkıştırılmalarının karari kim tarafindan ve neye dayanarak yapildi/yapiliyor? Bu siir kitabi iste bu soruyu carpiyor suratima. Asagida yazan siirin sahibi sizce ne kadar “deli”?

“Zorba kız kaçırır,
Kamarot kurşun kaçırır.
Karaborsacı döviz kaçırır,
Zengin hanım kürk kaçırır.
Ağa koyun kaçırır,
Orman eşkıyası kütük kaçırır.
Ve sonunda kaçırmak için bizlere,
elbette akıl kalır!"
33-B Servisinden
Y... K...  

Ya da bu sair;

FİLOZOF ET
Doğdum büyüdüm okuma, başıma oldu dert;
Askerlik çağı, vazife itham, emir, terhis et...
Dünya evi varmış, anladım o da dert!...
Alnıma çizilmiş tımarhane elim akibet cür'et
Sonu ne olur bilmem ne bir adalet?
Uyan kabrinden ey ünlü filozof sokrat,
Yolunu öğret beni de filozof et...
Ya da Allahım yeter azat et!...

Deli veya akil hastasi olmak bir seylere karsi durustan mi kaynaklaniyor veya hayata verilen onemden mi? 2009 “Bakırköy Akıl Hastanesinin Gizli Tarihi”nde anlatilan baska bir hikaye de bu soruyu cikariyor karsima.

"Bir hasta yatmıştı. Dosyasında, çıplak bir şekilde E-5'i trafiğe kapattığı için polis tarafından getirildiği notu vardı. Neden yaptığını sorduğumda, 'ceketkaplumbağaseykobeşezdiler' dedi manisinin verdiği hızla, tek kelimeymiş gibi... Sonradan anladım ki, bir kaplumbağanın ezildiğini görünce sinirlenmiş, yolun ortasına dikilmiş; ama insanlar sağından solundan geçmeyi sürdürünce, soyunup giysilerini ve saatini (Seiko 5) koyarak yolu kesmeye çalışmış ama onları da ezerek geçmişler."

Adamin yaptigi hareketten öte, onun bir canlinin hayatina verdigi sinirsiz deger siradisi kiliyor durumu. Hayvan sevgisi, bir kediyi kucagina alip oksamaktan oteye gitmeyen bir coklari icin, bu delilikten baska bir sey ifade etmiyor ne yazik ki. Insanin dogayla birlikte varoldugu gercegi, onunla uyum icersinde yasamasi gerekliligi ne zaman delilik oldu? Ne oldu da dogaya sahip cikmaya kalkistik, asil sahibimiz oyken? ve bu gercegi hepimizden daha cok benimsemis, kendini doganin kucagina atmis insanlar ne zaman "deli" oldular?

Arastirilacak, yazilacak daha cok sey var bunun uzerine -ustelik sorularin cevabi bu kadar acikken- ama biz ise yine de soru sormakla baslayalim. 

Ah bi baslasak sormaya…

Soru isaretli gunler dilerim, BaşBaş

Kaynak: http://www.magaradergisi.com/component/content/article/69-mansetler/424-inilti-

6 yorum:

Gülsüm GÜVEN TUNCER dedi ki...

Of offf.. Ay ne diyeceğimi bilemedim. Bu konuyu paylaşman ne iyi olmuş. Düşünmek güzel. Yakında düşündüğümüz için onların arasında bulabiliriz kendimizi. :(

elffiend dedi ki...

evet, dusunmeye devam edersek kendimizi illa ki bir gun dort duvar arasinda bulacagimiz kesin :)

ÖNER KESKİN TUNCER dedi ki...

Elif harikasın
Çok küçükken (ilkokullu çağlarımda) Abimin arkadaşlarından Ekrem [(Azman) http://bgc.org.tr/ansiklopedi/azman-ekrem.html)] abi demiştiki : Ben sarhoşum diyen sarhoş değildir şarhoş değiilim diyen ise kör kütük sarhoştur, Ben deliyim diyen de deli değilim diyenden daima daha akıllıdır, akılıyım diyenlerden kork onlardan delisi yoktur.

ZeyneP dedi ki...

"Ne oldu da dogaya sahip cikmaya kalkistik, asil sahibimiz oyken?" Soru işaretleriyle doluyken kafam yeni bir coklarini ekledigin icin sevgi saygı ve hürmetlerimi sunarim. Kogusta bana da yer var mi?!

Elif Sekmen dedi ki...

Evet Keskin Abi, ben sahsen o otobanda cansiz da olsa kaplumbagayi korumayi calisandan degil, ordan hizla gecen soforlerden korkarim :)

Elif Sekmen dedi ki...

Soru isaretlerine sahip olan degil onlardan korkanlar deli bence ablam ve hala soru isaretlerini iceri tikmaya calisiyorlar...

Yorum Gönder